REKABET YILLARI / STYLE WARS | Azad Furkan ŞAKAR | Graffiti-Grafik Tasarım | Diyarbakır Graffiti

REKABET YILLARI / STYLE WARS Geri dön

blog details thumb

REKABET YILLARI / STYLE WARS

Uzun bir aranın ardından tekrar kaldığımız yerden devam ediyoruz. Daha önceki yazıda stil kavramının daha fazla önem kazandığını yazmıştım. PHASE'in çalışmaları birçok kişiyi etkilemiş ve RIFF 170, PEL gibi diğer isimlerin de ortaya çıkması ile rekabet daha da artmış ve gelişimi daha da ileri götürmüştür. RIFF, stil savaşları denilen kavramın kaynağı olmuştur. RIFF, diğer sanatçıların yaptığı işlerden fikir alır, geliştirir ve onları başka bir seviyeye taşırdı. FLINT 707 ve PISTOL gibi sanatçılar, gelecek nesiller için standart haline gelen başyapıtlara derinlik katan üç boyutlu harflerin geliştirilmesinde önemli katkılarda bulundu.

 

Bu stil kavramı için önemli bir adımdı, artık farklı işler ve formlar görebilmek mümkündü. İlerleyen zamanda New York City College'da sosyoloji uzmanı olan Hugo Martinez, bu neslin meşru sanatsal potansiyelini fark etti. Hugo Martinez, United Graffiti Artists adı altında, şehrin her yerinden en iyi metro sanatçılarını seçerek onları bir çatı altında topladı ve çalışmalarını bir sanat galerisinin resmi bağlamında sunarak herkese bu sanatın aslında ne olduğunu göstermeye çalıştı. Bu organizasyon sanatçılar için önemli fırsatlar sağladı. FAZ 2, MIKO, COCO 144, PISTOL, FLINT 707, BAMA, SNAKE ve STITCH gibi önemli isimler Hugo Martinez tarafından temsil edilmiş ve onların yaptıkları işleri herkese ulaşmasını sağlamıştır.

New York dergisinde Richard Goldstein tarafından "The Graffiti Hit Parade" başlıklı 1973 tarihli yazı aynı zamanda metro sanatçılarının sanatsal potansiyelinin erken tanınmasıydı.

Style kavramını tam burada aslında ne olduğu konusunda da bilgi vermekte fayda var. Style kavramının gelişimi gördüğünüz gibi dünden bugüne çok büyük değişimlere uğrayarak bugüne gelmiştir. O dönem ki yapılan işlerin de herkes tarafından incelenmesi ve bilinmesi gerektiğini düşünüyorum. Eski dönemde yapılan işlerin tasarım açısından çok iyi olmaması malumunuz o dönemin şartları ile alakalıydı. Özgün bir şeyler yakalamak elbette zor, bir fikri geliştirmek bunun üzerine bir şeyler kurgulamak vs. Ama zaman geçtikçe stil kavramının ne büyük değişimlere uğradığını görebiliyoruz. Stil yanında çizgi karakterlerin de eklenmesi graffiti konusunu başka bir alana taşımıştır. Hatta bu karakterler ilk başlarda belli karakterler hedef alınarak yapılmıştır. Sonrasında ise özgün karakterlere yerine bırakmıştır.

Özellikle TRACY 168, CLIFF 159, BLADE ONE gibi isimler manzara, illüstrasyon ve çizgi film karakterlerini çalışmalarında kullanmıştır. Bu da çalışmaların daha estetik bir görünüm kazanmasına neden olmuştur.

Style dediğimizde aklınıza sadece harf formları gelmesin, style başlı başına bir kişiye ait ve özgün olan her şeydir. Tasarım, bakış açısı, form, kullandığı renk, kendine has çizgisi bu bütünü oluşturur. Bir işin özgün olması graffiti kültürü açısından en önemli faktördür. Geçmiş döneme bakacak olursak, style kavramının çok fazla önem taşıdığını görebilirsiniz. Bugün ki eleştirim ise bu konuya çok fazla dikkat edilmemesi, sokakta aktif olarak bir çok kişi yer almış olsa da, fikrin aslında çok fazla boyanması yerine önem taşıyan işlerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tag kavramından tutun, bombing, tren ve tüm işlerde özgün bir tarzın olması ve bunun en iyi şekilde sunulması dünde çok fazla önem taşırken, bugün gelinen noktada çok önemsenmeyen kavramlar olmuştur. Rekabetin tadı aslında tam olarak burada, birbiri ile yarışan stiller görmek yerine düz ve herhangi bir tarzı olmayan önemsiz işler daha fazla yer kaplar oldu. Eski dönemde bu önemli bir kaygıydı, diğer sanatçıların yaptıkları işlerden farklı olması, farklılık taşıması ve yeni bir şeyler geliştirilmesi daha fazla önem taşırdı. Şöyle yeniden bir geçmişe dönecek olursak yapılan işleri bu anlam incelemeniz gerçekten çok fayda sağlayacaktır eminim.

Şimdi konuya devam edelim..

1974 yılından sonra bombing ve stil kendilerini daha da ayırt etmeye başladı. O dönemde yapılan Whole Car çalışmalar artık standart bir uygulama haline geldi. Throw-up, kabarcık harflerden türetilen bir stildir. Throw-up aceleyle basit bir ana hattan oluşan, tag yerine kullanılan büyük imzalardı, iç kısım çok fazla boyanmaz  gelişigüzel doldurulurdu. Çoğunlukla iki harf kullanılmış ve özellikle INDs ve Bmts isimleri çok fazla görülmeye başlamıştı. Bunun haricinde Pog, 3YB, BYB TC, TOP gibi ekipler büyük katkılarda bulunmuştur. Throw-up stilinde o dönem en çok görülen ve ses getiren isimler; TEE, IZ, DY 167, PI, IN, LE, TO, OI, FI aka VINNY, TI 149, CY, PEO. Tüm bu sanatçılar en fazla throw up stili yapmak ve benzersiz olmak için bir rekabet içine girdi ve tüm şehri neredeyse kuşattılar. Whole Car çalışmalar "75-77" yılları arasında zirveye ulaştı.

BUTCH, CASE, KINDO, BLADE, COMET, ALE 1, DOO2, JOHN 150, KIT 17, MARK 198, LEE, MONO, SLAVE, SLUG, DOC 109 CAINE ONE gibi yazarlar, TRACY ve CLIFF gibi önemli isimlerin attıkları adımları izleyerek harika işlere imza atmıştır. Whole Car çalışmaların bu dönemde oldukça fazla olduğunu görebilirsiniz.

 

Yazar: Cause Türk